Numa Bilinen En Güvenilir Sosyal Ağ

Güvenlik anlayışı ve kişisel verilerin saklanması, depolanması gibi alanlarda dijital para birimleri işleyişini kullanan yeni bir sosyal ağ var Numa.

Facebook un yakın zamanda üyelerin kişisel verilerinin çalındığını kabulune ilişkin haberlere hepimiz aşinayız. Tabi neredeyse Facebook kullanmayan kimse kalmamış gibi günümüzde. Haliyle hepimizi ilgilendiren bir durum. Tam da bu haberlerin üzerine yeni bir sosyal ağ projesi kendisinden bahsettirmeye başladı. İsmi Numa. Standart sosyal ağ projeleri gerek site işleyiş ve performansı için ve gerekse de size doğru reklamları, haber kaynaklarında doğru içerikleri sunabilmek için haddinden fazla verinizi saklar. Bu veriler genelde her Türk ün korkulu rüyası tarayıcı geçmişinden tutunda ilgili sosyal medya hesabınızda en fazla ziyaret ettiğiniz profillere kadar hayli detaylıdır. Özetle sadece şifre, adres vb kişisel verilerinizi değil, sizin PC başındaki davranışınızı modelleyebilmek için çok fazla verinizi saklar.

Sorun buradan sonra başlıyor. Keza bu veriler genelde tek bir veri merkezinde ve varsa (ki çoğunlukla vardır) yedekle amaçlı kullanılar 1 ya da bir kaç sunucuda depolanır. Bu sunuculara bir şekilde erişim sağlayan art niyetli birisi sizin tüm online davranış biçimlerinize, özel kimlik verilerinize erişebilir. Keza avrupada yapılan seçimlerde Facebook dan sağlanan verilerin insanları yönlendirme amaçlı kullanıldığı da yakın zamanda çıkan haberlerden.

Asıl konu numaya gelecek olursak numa kişisel verileri saklamıyor değil. Artık bu veriler kullanmadan yapılan sosyal ağ girişimleri çok yalın kalıyor. Numa işleyiş olarak verilerinize erişimi maximum güvenliğe almak için kişisel verilerinizin saklanması için dijital para birimlerinin kullandığı şifreli çoklu sunucu tarzında bir modellemeye sahip. Yani dijital para birimleri her kullanıcı için birden fazla şifreli kod satırlarını milyonlarca cüzdan yazılımı kullanan sunucudan rastgele bir şekilde nasıl işliyorsa numa da bu şekilde işliyor. En azından idda bu yönde. Torrent sistemlerinin öncülüğünü yaptığı bu veri paylaşımlı işleyiş şekli bir hayli tuttu gibi. Ek olarak numa için deep web mantığında kendi pc yazılımınıza uygun özel browserler kullanmanız gerekiyor. Farklı uzantıları çalıştırmak bu şekilde mümkün olabiliyor. Meraklıları buradan kendi browserlerini indirebilirler.

Logo yanındaki ETH logosu ne alaka diyenler içinde kötü bir haber. Numa kullanımı ücretli ve ücretler ETH ile ödenmekte. Ücreti şimdilik 0.00004 ETH şeklinde. Tabi bu ücrette tek seferlik değil işlem başı bir ücret.

Mobil sayfa hız skoru Google sıralama faktörü oluyor

Google Speed Update olarak bilinen hız faktörlerine bağlı SERP sıralama faktörleri güncellemeleri dur durak bilmeden devam ediyor. "Temmuz 2018 de SSL olmayan siteler güvenli değil olarak işaratlenecek" başlıklı makalemde daha önce chrome güncellemelerinden olan güvenli olmayan site uyarılarının SSL kullanmayan siteler için nihai olacağından bahsetmiştim. Bu makalemde yine bir Temmuz 2018 güncellemesinden bahsedeceğim. Temmuz'un önemi nedir bilinmez ama sıralama faktörlerinde bu aydan sonra artık mobil sayfa hız skorlarının da bir faktör olarak yer alacağı duyurulmakta. Google SERP sıralama faktörleri arasında duyuru ve açıklamalar yolu ile üstüne basa basa söylenen çok az faktör vardır ki üzerinde durulan önemi yüksek faktörler de genelde bu şekilde açıklamalar ile sunulurlar. Özetle konu önemli gibi.

Google , sayfa hızını ölçmek ve iyileştirmeler yapmak için yeni güncellenmiş PageSpeed ​​raporunu ve LightHouse gibi araçları kullanmanızı önermekte.

Google’dan Zhiheng Wang ve Doantam Phan konu hakkında şunları yazdı:
The “Speed Update,” as we’re calling it, will only affect pages that deliver the slowest experience to users and will only affect a small percentage of queries. It applies the same standard to all pages, regardless of the technology used to build the page. The intent of the search query is still a very strong signal, so a slow page may still rank highly if it has great, relevant content.
Özetle açıklamada; 
Yalnızca kullanıcılara en düşük deneyimi sunan sayfaları etkileyecek ve yalnızca küçük bir sorgu yüzdesini etkileyecektir. Google sayfayı oluşturmak için kullanılan teknolojiden bağımsız olarak aynı standardı tüm sayfalara uygular. Arama sorgusunun amacı hala çok güçlü bir sinyaldir, bu nedenle, büyük ve alakalı içeriğe sahipse yavaş bir sayfa hala iyi bir sıralamaya sahip olabilir.
şeklinde yapılan açıklamada bardağın dolu tarafına değinerek güncellemeden bahsedilmekte. 2010'da, Google, sayfa hızının bir sıralama faktörü olduğunu ancak "yalnızca masaüstü aramalarına odaklandığını" söyledi. Şimdi, Temmuz 2018'de, mobil sayfalarınızın ne kadar hızlı olduğuna ve mobil aramada bir sıralama faktörü olarak kullanılacağına değinmekte. Bu sıralama faktörlerinin masaüstü aramalarına da uygulanıp uygulanmayacağı henüz belli değil.

Google Link Kısaltma URL Shortener Tarihe Karışıyor

Uzun süredir bir çok kullanıcının URL kısaltmak için kullandığı Google URL Shortener hizmeti artık google mezarlığı içinde yerini alacak. Son günlerde URL Shortener ana sayfasına girenler şu not ile karşılaşmaktalar;
Bu kısa not yanısıra detaylı bir açıklama "Transitioning Google URL Shortener to Firebase Dynamic Links" başlıklı makalede açıklanmakta. Durum özetle;

  • Ziyaretçiler için Google URL Shortener hizmeti 13 Nisan 2018 de durdurulmuş durumda.
  • Google+ üyeleri için sistem 30 Mart 2019 a kadar kullanılabilir olacak.

Peki Eski Google URL Shortener Linkleri Ne Olacak?

Açıklamaya göre en son nihai kapanış tarihi olan 30 Mart 2019 dan sonra eski URL ler hedef URL lere yönlendirilmeye devam edecek. Ancak üyelerde dahil olmak üzere bu nihai kapanış ile artık yeni link kısaltma işlemleri yapılamayacak.

Benim gibi tek URL kısaltma aracı olarak Google URL Shortener i kullananlar için üzücü bir haber oldu. Ayrıca işleyişte yaşanabilecek sorunlar benden ziyade güçlü sosyal paylaşımlar ile yürütülen devasa projeler için çok ciddi bir trafik eksikliği olacak gibi.

Sosyal Paylaşım Siteleri Arkadaşlık Sitelerinden mi Evrildi

Bu yazımda biraz faklı bir konu olarak sosyal medya siteleri ve arkadaşlık siteleri konularına değineceğim. Konu blog anlatım videolarımı eklediğim yorube kanalına gelen sorulardan türedi. Keza Facebook benzeri arkadaşlık sitesi diye bir çok soru ve bunların aranma potansiyellerine cevaben bir çok içerik mevcut. Talep olduğu sürece bu farklı sorulara ilişkin arz da olacaktır. Fazla uzatmadan konuya geçelim.

Sosyal Paylaşım Siteleri


Sanılanın aksine Facebook ya da Twitter gibi siteler arkadaşlık sitelerinden değil multi bloglardan türemiş içerik paylaşım siteleridir. Guruplamak gerekirse Facebook için orta çaplı bir multi blog twitter için de tam anlamı ile bir mikro blog denilebilir, ki twitter sunumlarında da bu şekilde proje sunulmaktadır. Burada geçen farklı iki kelimeyi hemen ilk defa duyan arkadaşlar içi açıklayalım;

Multi Blog: Kişinin kayıt olarak içeriklerini paylaşabileceği bir web sayfasına sahip olması durumudur. Burada yazılarını, resimlerini, videolarını vb kişisel paylaşımlarını rahatlıkla yapabilir. Böyle sade bir tanım ile sosyal medya siteleri özelliklerini tam karşılıyor.

Mikro Blog: Yine bir multi bilog olarak yapılan paylaşımlara kısıtlamalar getiren ve bu paylaşımları daha özet hallerde sunmanızı sağlayan kullanıcı bazlı sitelerdir. Bu da tam anlamı ile tiwitter in karakter kısıtlaması örneğini karşılamaktadır.

Multi siteler sosyal medya siteleri yaygınlaşmadan önce bir hayli yaygın paylaşım platformları idi. Multi bloglar ve tabi şu anda pek adı hatırlanmayan multi forumlar. Multi bloglar günümüzde de blogger gibi sağlayıcılarda yayın hayatlarını sürdürerek kişiler ilgi alanlarına özel hiçbir kısıtlama olmaksızın paylaşımlarını sürdürmekteler. Multi forumlara gelecek olursak. Bu gibi içerik barındırıcı sitelerin örnekleri olsa da pek tercih edilmemekteler. Topluluk bazlı çalışan forum siteleri kullanımı gereği günümüze dek zamanla yalnızlaşan bireyler için biraz içerik beslemesi açısından çok zor platformlar haline geldi.

Örnekleri yukarıda Facebook ve Twitter üzerinden verme nedenim ülkemizde en yaygın olarak bilinen multi bloglar olmalarıdır. Örneğin ilgi alanlarına özel resimler için instagra, yine resimler için Pinterest ya da tam anlamı ile bir mikro blog uygulaması olan Tumblr gibi bir çok multi blog ilgi alanlarına özel yayın prensibleri ile çok güçlü bir şekilde yayın hayatlarını sürdürmekteler.

Arkadaşlık Siteleri


Gelelim arkadaşlık sitelerine. Multi blog ve multi bloglardan evrilen sosyal paylaşım sitelerinden de çok eski olan içerik paylaşımından ziyade kullanıcı etkileşimine dayalı sitelerdir. Kullanıcıların kendi aralarındaki etkileşimleri sitelerin hitap ettiği kullanıcı kitlesine özel düzenlenerek iletişimi biraz kolaylaştıran siteler olarak bilinmekteler. Yaşı müsait olanlar bilirler internete erişim pek olmadığı dönemlerde elinde telsizle arkadaş arıyorum diye nidalarla arkadaş arayan bir gençlik geçti bu bu ülkeden. Toplum olarak bunu seviyoruz sanırım.

Webrazzi nin bir arkadaşlık sitesi ofisinde yaprığı söyleşide "sosyal medya sitelerinin yaygınlaşması sizin sektöre etkileri nelerdir" gibi bir soruya aldığı yanıt "pek bir etkisi olmadı" gibi bir cümleydi yanlış hatırlamıyorsam. Bu da son kullanıcı bazında arkadaşlık ve sosyal paylaşım sitelerinin ayrımının en net ortaya konulduğu anlardandır.

Gelişimlerine gelecek olursak. Arkadaşlık siteleri dün nasıl ise bu gün de aynı gibi. İletişime özedir - bu iletişim taleplerinden gelir kazan şeklinde çalışıyor. Hitap ettikleri son kullanıcı kitleleri bazında farklılık gösterseler de durum bu. Son zamanlarda gelir direk ücret almak yerine sosyal medya sitelerindeki gibi ücretsiz üye ol, ücretsiz üye olmadan arkadaşlık ilanı ver gibi faklılıklar da gösterse de amaç belli. Bunada arkadaşlık ilanları konsepti desek yanlış olmaz sanırım.

Private Serverlerinin Gerisinde Kalan Bir Oyun Knight Online

Bilmeyenler için Knight Online MMO oyunlarının devasa kullanıcı kitlesine ulaşan ilk örneklerinden. 15 Temmuz 2002 tarihinde kurulan oyun dur durak bilmeden hemen hemen her ülkede ilk kurulduğu dönemde hızla populerleşen oyunlardan. Türkiye de neredeyse aynı dönemde çocuk olup oynamayan kalmamıştır ki ben de öğrencilik dönemlerinde kısa bir sürede oynamıştım ki bu dönemde ispanyolca konuşan oyuncuları dahi vardı. Ardından defalarca el değiştiren oyunun başından belalar eksik olmadı ve geçen onca yıla ve bu belalara rağmen kendini inatla geliştirmedi.

Bu makaleyi yazmak aklıma geçen gün Facebook da gördüğüm bir reklama tıklamam ile geldi keza. Private server olarak yayına açılan bu server orjinal Knight Online özelliklerini bir hayli geliştirmişti. Knight de olmayan oyun için sesli konuşma, farklı rank sistemleri whatsapp bildirimleri vs bir çok özellik ile ek olarak hile durumunu da ortadan kaldırdığı sayfasında gelen bildirimlerden apaçık belli olmaktaydı.

Bu konuda kendini geliştirmeyen ve buna karşın oyuncuların kendi aralarında kurduğu ve orjinalini gölgede bırakan bir private serveri övecek değilim. Ancak "Durmak gerilemektir!" sözünün en bariz örneği olarak bir devasa oyunun halini sizlerle paylaşmak istedim. Aynı reklamın altında gelen yorumlardan bir örnek ile durumu açıklamak gerikrse;
Yorum: Ne oyundu be Knight online.
Yanıt: Ne oyundu be Super Mario.
Özetle 2002 yılından beri ilk çıktığı hali ile kalan, kendisini inatla güncellemeyen (hilelere karşı önelem almayan, aracı şirketler ile anlaşan, grafik denen şeye hiç donumayan vs.) 16 yıllık bir oyun düşünün. Bunca yılın sonunda Super Mario ve oyuncuların kendi aralarında kurduğu Private Serverler ile kıyaslanır duruma gelmek bi hayli can sıkıcı olsa gerek.

Google Arama Sonuçlarında Hava Kalitesi

Google aramalarında hava durumunu basitleştirilmiş bir şekülde uzun süredir sunuyordu ancak bazı aramalarda son zamanlarda işi bir adım öteye taşıyarak hava kalitesi denebilecek detaylı sonuçlar sunmaya başladı.

NYC örneğinin ekran görüntüsü:
Ve “sağlıksız” olarak nitelendirilen hava kalitesinin bulunduğu Pekin için:
Güncelleme şimdilik pc ve mobil aramalarda sunulmakta. Sürekliliği ne olur ya da sonuçlara ilişkin geliştirmeler sürer mü zaman gösterecek gibi görünüyor.

Google Türkçe Domain Kullanmanızı Öneriyor

Google Üst Düzey Web Yöneticisi Eğilimler Analisti John Mueller, yakın tarihli bir SEO snippet'lerinde İngilizce olmayan web siteleri için İngilizce olmayan URL'lerin kullanılmasının iyi olduğunu ve Google'ın bunları tarayabildiğini, dizine ekleyebildiğini ve sıralayabildiğini söyledi.

Bu, URL'lerinizdeki Latin olmayan karakterleri içerir. John Mueller, “URL'ler geçerli ve benzersiz olduğu sürece, bu iyi” dedi. “Özetlemek gerekirse, evet, İngilizce olmayan kelimeler ve URL'ler iyi, [ve] İngilizce olmayan web siteleri için bunları kullanmanızı öneririz. .”

Daha önceki "Türkçe domain ile SEO nasıl yapılır" başlıklı makalemde bu konuya değinmiştim. Benzersiz ve türev kelimeler kullanmamak açısından çok faydalı olsalarda bir çok web hizmetinde, yazılımsal destek açısından ciddi sorunlar halihazırda mevcut.

Videoya dönecek olursak özetle:
URL'ler yerel İngilizce olmayan kelimeler kullanabilir mi?
İngilizce konuşan bölgelerin dışındaki kullanıcıları hedefleyen siteler için, bazen kendi dillerini gerçekten URL'leri için kullanıp kullanamayacakları açık değildir ve eğer öyleyse, İngilizce olmayan karakterler hakkında ne söylenebilir?
Google araması, öncelikle bir içerik parçasını ele almanın bir yolu olarak URL'leri kullanır. Bir sayfayı taramak için URL'leri kullanıyoruz. Googlebot, sayfayı kontrol etmek ve arama sonuçlarımız için sayfa içeriğini kullanmak için gittiğinde.
URL'ler geçerli ve benzersiz olduğu sürece, sorun değil.
Etki alanı adları ve üst düzey etki alanları için Latin olmayan karakterler Unicode kodlamasıyla temsil edilir. Bu ilk başta biraz garip görünebilir. Örneğin, Mueller'i, soyadımı, U noktasındaki noktalardan alırsanız, bu alan adı olarak biraz farklı bir şekilde temsil edilir. Tarayıcılar ve Google arama için, alan adının her iki sürümü de eşdeğerdir; Onlara bir ve aynı şekilde davranırız. URL'nin geri kalanı Latin olmayan karakterler için unicode utf-8 kodlamasını kullanabilir. Web sitenizdeki çıkış sürümünü veya unicode sürümünü kullanabilirsiniz; Google’a da eşdeğerdirler.
URL'lerinizde ne yerleştirdiğinizden bağımsız olarak, kullanıcıların sayfalarınızla bağlantı kurmasını kolaylaştırın. Örneğin, URL'de boşluk, virgül ve diğer özel karakterleri kullanmaktan kaçının. Google için çalışıyorlar, ancak bağlantı kurmayı biraz daha zorlaştırıyorlar. URL'lerinizdeki kelimeleri ayırmak için tire işaretlerini kullanın. Sme alt çizgiler kullanmayı tercih eder; Bu da iyi. Tire'lerin tanınması genellikle daha kolaydır. Siteniz birden çok dilde mevcutsa, söz konusu dilde içerik için uygun dilleri kullanın.
Özetlemek gerekirse, İngilizce olmayan kelimeler ve URL'ler iyi, [ve] İngilizce olmayan web siteleri için bunları kullanmanızı öneririz.
Video:

Wordpress CSS JS Dosyalarını Footer a Taşıma

Google PageSpeed Insights sorgulamalarında sürekli karşımıza çıkan ve bir kaç eklenti ile çözmeye çalıştığımız script dosyalarının Wordpress de Footer a taşındası işlemi eklenti kullanmaksızın uygulaması çok kolay bir şekilde yapılabilmekte.

Başlamadan Önce: functions.php dosyanızın bir yedeğini alın. Çok nadir olarak bazı temalarda işinize yaramayabilir ve bazı görsel sorunlara yol açabilir. Böyle bir durumda yedeklediğiniz dosyanızı kullanarak ayarlamalarınızı geri alabilirsiniz.

Bunu için tema dosyanıza girerek functios.php dosyanızda en üste ya da en alta aşağıdaki kodları eklemeniz yerterli.
  • En üst için: <?php satırı altına
  • En alt satır için: ?> öncesine

Eklenecek kod:

Google Güncellemeyi Doğruladı - Eski Sayfa Kaliteli Sayfa Demek Değil


Son bir haftadır internette dolanan Google güncellemesi dedikoduları googlenin resmi twitter hesabından bu gün itibari ile doğrulandı. Analizlere göre artık eski sayfalardan kaynaklanan sıralamalar artık biraz değişiklik gösterebilecek gibi.

Açıklamaya gelenecek olursak her güncelleme sonrası yapılan çok genel ve yuvarlak kelimeler ile yapılan standart açıklamalar şeklinde. Açıklamalrın orjinali şu şekilde:
Each day, Google usually releases one or more changes designed to improve our results. Some are focused around specific improvements. Some are broad changes. Last week, we released a broad core algorithm update. We do these routinely several times per year.
As with any update, some sites may note drops or gains. There’s nothing wrong with pages that may now perform less well. Instead, it’s that changes to our systems are benefiting pages that were previously under-rewarded.
There’s no “fix” for pages that may perform less well other than to remain focused on building great content. Over time, it may be that your content may rise relative to other pages.
Özetle:
Google yılda bir kaç değişiklik yapmaktadır ancak belirli bir gün veya takvim yoktur. Gelişen dünya ortamında bu güncellemelere ihtiyaç olduğu aşikar. Bu nedenle geçen hafta çekirdek algoritma modelinde güncelleme yaparak eş zamanlı olarak bunu yayınladık. Bunu her yıl düzenli olarak yapmaktayız. Güncelleme içeriğinden etkilenen siteler düşüş veya yükseliş yaşayabilir. Burada performansın önemli olduğunu söyleyebiliriz. Önceden ödüllendirilmiş olan sayfalardan bilgi toplayabilirsiniz. İçerikleri harika olan ve kullanıcı odaklı olanlar daha başarılıdır ancak az performans gösterenler için sıralama kaybı kaçınılmazdır. Bunun bir düzeltmesi yoktur. 

Eski Sayfalar Nasıl Etkilenir?

Google üzerinde yıllardır önü alınamayan bir yöntem var bu da 301 yöntemi. Çeşitli mecralarda (ülkesel bloklar, adsense gibi platformlardan ban, sıralama kaybı) yaşanan sorunlarda site sahipleri yeni domainlere eski domainlerden 301 ile yönlendirme vererek geçmiş yıllarda %90, son zamanlarda %70 oranla başarılı olarak yayınlarını sürdürebiliyorlardı. İlk etapta bu yöntem etkilenecek gibi.

Ayrıca yapışkan sayfalar da denilen yıllardır boş içerikler ile sıralamalarını koruyan sayfalar da bu mantık ile rekabete dahil olarak bir yeniden yerleşim almalı. Gibi yorumlanmakta. Makaleyi yazdığım esnada haberi ilk okuyan ve yayınlayan mecra r10 üyeleri olarak görünüyor ve bu alanda da yorumlamalar aynı şekilde.

Ancak güncelleme henüz çok yeni. Bu nedenle dedikodular 1 hafta önce başlamış olsa da konu SERP olduğunda dedikodulara bu noktadan sonra bir bakmak gerek. Ortalık karışacak gibi ...
← Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar →