Kripto para hakkında bilmeniz gereken temel bilgiler

Son yılların en popüler gündem maddelerinden biri kripto paralar. Yaklaşık 8-9 yıl önce hayatımıza giren bu yeni para birimleri, bir süre sessiz sedasız geliştirilse de, birkaç yıldır devlet başkanlarından dev yatırım şirketlerine kadar herkesin çok fazla dikkatini çekmiş durumda.

Teknoloji ve internet dünyasının biraz uzağında duran kişiler yani son kullanıcılar için hala büyük bir soru işareti olan kripto para birimleri ve bu konunun önemli detaylarına farklı başlıklar altında değinmeye çalışacağız. Böylece hem herkesin kripto paraları daha rahat anlayabileceği bir seri oluşmuş olacak hem de ilerleyen zamanlarda bu konuya aktif olarak dahil olmak isteyenlerin neler yapması gerektiği konusunu netleştirmiş olacağız zira kripto paralar teknoloji camiasında bile hala niş bir kitleye ulaşıyor.

Kriptoloji Nedir?

Kripto para birimlerinden söz ederken öncelikle “kripto/kriptoloji” nedir bunu açıklığa kavuşturmakta fayda var. Kriptoloji, bir şifreleme bilimidir. Verilerin (yazı, rakam veya herhangi bir mesaj) belirli bir sisteme göre şifrelenmesi, güvenli bir ortam aracılığıyla alıcıya gönderilmesi ve bu şifreleme sisteminin çözülmesi ile verilerin ortaya çıkması süreci olarak da açıklayabiliriz.

Kripto para nedir?

Kripto para, güvenlik açısından kriptoloji bilimini kullanan, dijital ve sanal bir para birimidir ve matematik temelli şifrelenmişlerdir. Banka kartlarımız, sanal kartlarımız veya sanal ortamada yaptığımız her işlemde yıllardır bu paraları kullanıyorduk aslında. Bankaların kasalarından fiziksel olarak paralar çıkmadan, sanal olarak paraları harcıyorduk ve bir bakıma bu paralar da kripto paralardı çünkü sadece sistemlerde rakamsal değişiklikler meydana geliyordu. Yeni nesil kripto paralar da temelde bu mantıkla çalışıyor diyebiliriz. Dünyadaki diğer para birimlerine nazaran bu kadar çok ilgi görmesinin ve sevilmesinin en temel nedeni ise organik bir yapıda olması. Yani herhangi bir hükümet veya merkezi otorite tarafından yönetilemiyor, henüz. Bu da, bu para biriminin daha güvenli olarak anılmasını sağlıyor.

Kripto paralar ilk olarak nasıl ortaya çıktı?

Kullandığımız parasal sistemin temelinin Lidyalılar tarafından ortaya çıkarıldığını tarih kitaplarından biliyoruz. Peki kripto para ilk olarak nasıl ortaya çıktı? İnternet dünyasının muhtemelen en büyük sırlarından biri şu anda bu, ilk kripto para yani bitcoini kim ortaya çıkardı? Bitcoinin kurucusu olarak tüm kaynaklar “Satoshi Nakamoto” ismini işaret ediyor fakat işin ilginç yanı bu ismin kimi veya neyi temsil ettiği bilinmiyor. Yani kripto para birimlerinin atası diyebileceğimiz (toplum tarafından ilk ve en çok benimsenen kriptolu para birimi Bitcoin olduğu için) Bitcoin Sahoshi Nakamoto takma ismini kullanan bir kişi veya grup tarafından geliştirilen, açık kaynak kodlu bir yazılım. Bir çok söylenti dolaşıyor olsa da şu anda net olarak bu ismin karşılığının kim veya kimler olduğu bilinmiyor.

Kripto para nasıl üretiliyor?

Paraların merkezi bir otorite veya hükümete bağlı olmadığını belirtmiştik. Bu paraların üretimi de tıpkı varlıkları gibi tamamen kullanıcı temelli bir modele sahip. İlk olarak bilmemiz gereken şey, her kripto para biriminin belirli bir üretim sınırı vardır. Bitcoini örnek alacak olursak ilk yayınlanan protokollerinde sadece 21 milyon bitcoin bulunabilir maddesi yer alıyor. Yani üretim açısından bir sınırı bulunuyor. Bu nedenle de her geçen gün bu paraya olan rağbet artıyor çünkü bulunması giderek zorlaşıyor ve daha küçük parçalara bölünüyor.

Üretim işlemine tekrar dönecek olursak kripto para üretim işlemi kelimenin tam anlamıyla madencilik (mining) şeklinde oluyor. Yani nasıl altın bulmak için kazılar yapılıyorsa kripto para bulmak için de matematik problemleri, yazılımlar tarafından çözülmeye çalışılıyor. Herkesin çözebilme ve üretebilme hakkı olduğu için de en çok çalışan, daha çok üretiyor diyebiliriz. Evet, siz de gerekli teknolojik sistemlere (temel olarak işlemci gücü ve internet bağlantısı) sahipseniz siz de bu üreticilerden biri olabilirsiniz.

Kripto para güvenli mi?

Kripto para, özellikle merkezi bir otorite ile yönetilemediği için temelinde güvenlidir diyebiliriz. Karşı karşıya oldukları en büyük risk ise fiziksel bilgisayarlarda yer alan madenleriniz yani kripto paralarınız, eğer sanal bir cüzdana aktarılmamışsa bu bilgisayarların çökmesi sonucu kaybolabilmesi. Bir başka tehdit ise hack’lenme. Milyar dolarları aşan işlem hacmi dolayısıyla kripto paralar çok fazla saldırı alabiliyor. Bu saldırılardan siz de zarar görebiliyorsunuz tabi ama bu risk hayatın her alanında karşılaştığımız riskler karşısında pek bir anlam ifade etmiyor bence.

Kripto paraların güvenliğinin temeli ise “blockchain” adı verilen bir teknolojiye dayanıyor.

Blockchain nedir?

Kelime anlamı “blok zinciri” olan blockchain aslında bu anlamı karşılıyor. Teknolojik tanımını “şifrelenmiş işlem takibi sağlayan bir dağıtık veri tabanı” daha önce başlı başına bir yazı olarak paylaşmıştık. En çok bitcoin ile adı duyulan blockchain, aslında “veri” olan her yerde kullanılabilecek bir teknolojidir. Bitcoin’de bloklar kripto para alışverişine dair bilgileri barındırırken bir başka kullanım alanı olarak sağlık sektöründe hastaların en küçük tıbbi bilgilerini taşıyor olabilir. Bu sistem bloklar halinde ve dağıtık olarak kullanıldığı için takibi mümkün olmayacak bir hale geliyor. Sizden çıkan bilgi, karşı tarafa ulaşana ve kodlar eşleşip bu bilgi açığa çıkana kadar kimse tarafından erişilemiyor, yönetilemiyor veya yönlendirilemiyor.

Bitcoinde kullanılan blockchain teknolojisini ele alacak olursak eğer bloklar üzerinde para alışverişi bilgileri taşınıyor ve her bir işlemin doğruluğu, “bitcoin” kazanmak için problem çözen madenci adı verilen kişiler tarafından sağlanıyor. Böylece yapılan işlemin doğruluğu kesinleşmiş oluyor.

Hükümetler kripto paradan neden korkuyor?

Kripto para birimlerinin devletler tarafından tehdit olarak algılanmasının nedeni ise kara para aklama, vergi kaçırma gibi illegal işler için çok rahat kullanılabilmesi. Bu paralar sanal defterlerde tutulduğu için ve bu defterler de bir bakıma bölünmüş şekilde milyonlarca kullanıcının bilgisayarında yer aldığı için merkezi bir otorite tarafından takip edilemezler. Bu da hükümetlerin önünü kapatan bir şey. Yine benzer nedenlerle bankalar ve sivil toplum örgütleri bu konuda hükümetlere baskı uygulamaya da devam ediyor.

Yukarıdaki başlıklarla ilgili eklemek/çıkarmak istediğiniz şeyleri yorum olarak paylaşmayı unutmayın.

Kaynaklar:
(1) Yeni başlayanlar için kripto para hakkında 7 temel bilgi

Google den tanıtım yazıları için kötü haber

Öncelikle hakkını vermeden geçmek istemiyorum. "Google RankBrain - Yapay Zeka Algoritması - Nedir?" başlıklı 11.24.2016 tarihli makalemde yorum yapan "Can" takma adlı ziyaretçim aynen şöyle demişti;
2017 sonuna kadar tanıtım yazıları piyasasına da Google çökecek gibi geliyor. Bi o kaldı tutunduğumuz 
Tebrik mi etsem üzüntülerimi mi bildirsem pek bilemiyoru şu an açıkcası. Ancak detaylara girmeden önce bir kaç ay önceden sıranın ciddi olarak hangi konuya geleceğini tespit eden ziyaretçimin hakkını tespit etmem istedim.

Öncelikle bu konu nereden çıktı şimdi? diyen arkadaşlar için: Google yakın zamanda webmaster tools bilgilendirme sayfasında (ingilizce) bir güncelleme yaptı. Bu güncelleme de dikkat çeken nokta ise içerik pazarlaması yani link alımı ve satımı konularına ciddi bir yer ayırmasıydı. Bu vurgulamaları başlıklar halinde sadeleştirerek ve tabiki kaynak bağlantılarını da vererek listelemeye çalışacağım.

Uyarı! Link Temelli İçerik Pazarlaması Yok

Burada özellikle başlık ile alakası olmayan, bilgilendirme amacından ziyade detay için başka sitelere yönlendirme amacı güden, link çıkışlı içerik sayfaları için uyarıyor. Orjinali:
Google does not discourage these types of articles in the cases when they inform users, educate another site’s audience or bring awareness to your cause or company. However, what does violate Google’s guidelines on link schemes is when the main intent is to build links in a large-scale way back to the author’s site … 
For websites creating articles made for links, Google takes action on this behavior because it’s bad for the Web as a whole. When link building comes first, the quality of the articles can suffer and create a bad experience for users.
Detaylar için Türkçe Açıklama Sayfası ve İngilizce Açıklama Sayfası bağlantılarına bir göz gezdirebilirsiniz.

Önlemler!

Bu konuda tanıtım yazılarının özellikle saygın sitelerden alınan tanıtım yazılarının getirileri ayyuka çıkmış durumda ve Google tarafından inkar edilmemekte. Buna göre tanıtımlardan vazgeçmek ciddi anlamda bir vazgeçilmez haline geliyor. Bu noktada sağlıklı bir tanıtım yazısı için bir kaç önerim olacak. Bunlar:

  1. Tanıtım yazısında yayınlanacak sitenin yayın alanı yani baskın anahtar kelime grubunda kelimeler ile örtüşmesi.
  2. Bir makaleyi birden fazla sitede yayınlamamak. Yani tanıtım yazınızı yayınlayacağınız siteye özel hazırlayın.
  3. Makale boş olmamalı. Yani başlık ve baskın kelimeler hakkında doyurucu bilgiler vermeli.
  4. Tanıtım yazısı için bağlantı verdiğiniz ya da bağlantı aldığınız sitelerde kullanmamak. Yani birbirine bağlantılı iki site arasında benzer makaleler olmamalı.

Kesin Güvenlik!

Dışa bağlantılarınız için;
rel="nofollow"
kullanın. Bo konu hakkında Türkçe Açıklama Sayfası ve İngilizce Açıklama Sayfası bağlantılarına bir göz atabilirsiniz. Yani özetle benim anladığım dışa bağlantılarınızda Google benim botlarımı yönlendirme ancak senin son kullanıcı kitlene karışmam demek istiyor.

Yayıncılar da Risk Altında!

Bu alanda yalnızda aşırı link girişi alan siteler değil aşırı derecede link çıkışı yapan siteler de uyarılmakta ve açık açık sitenizin kalite algısı ve sıralaması olumsuz olarak etkilenir. Denilerek varsa mevcut bağlantılarınızın yukarıda "Kesin Güvenliké" kısa açıklamasında verdiğim şekilde güncellemeniz öneriliyor.

Bu Noktaya Nasıl Geldik?

Yukarıda aşamalı olarak verdiğim bağlantıları da incelerseniz Google nin bu açıklamaları (Sürekli takip edenler) 2013 ve 2014 yıllarında azda olsa vurguladığını hatırlayacaklardır. Diğer yandan bu yıl yapılan uyarıda baskın olarak sunulmasının nedenini de "Google RankBrain - Yapay Zeka Algoritması - Nedir?" makalemi okuduktan sonra tıpkı girişte bahsettiğim "Can" gibi gözlemleyebilirsiniz. Yani sıra sektör haline gelen tanıtım yazıları için köklü bir çalışmada gibi görünüyor.

Şikayet Formları Aktif ve Birebir İnceleme Yapılabilinir

Bu konu gayet kısa ve net olsa da bir alt başlık ile dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu konuda güncellenen açıklamalarda şikayet formları da kullanıma sunulduğu belirtilmekte. Bu alandaki şikayetlerinizin Spam Rapor kısmından alınacağı belirtilmiş durumda.

Hala Geç Değil

Yukarıda verdiğim "Önlemler" kısmındaki kısa listeyi dikkate almaya başladıktan sonra sitenizde dışa bağlantıları tek kod ile kolaylıkla önerilmeyen olarak ("Kesin Güvenlik" başlığında anlattığım gibi) güncelleyebilirsiniz. Sitenize gelen bağlantılar yıllar öncesinden alınmış ve artık ilgili webmaster a ulaşamıyorsanız Link Reddetme Aracı (Google Webmaster Tools araçlarında) ile linklerinizi reddedebilirsiniz. Konu hakkında bilgi sahibi değilseniz ve aracı nasıl kullanacağınızı bilmiyorsanız Türkçe Açıklama Sayfası ya da İngilizce Açıklama Sayfası bağlantılarını ziyaret edebilirsiniz.

Misafir Yazarlık Bitti Mi?

Bu konuda çalışan arkadaşlar için bir uyarı. 2012 Sinek Kuşu sonrası sadece link paylaşımına müsade eden milyonluk imleme sitelerini bir hatırlatmak isterim. Bu konuyu yukarıdaki bağlantı ve açıklamalar çerçevesinde bir kural çıklarmak mümkün olsa da artık "Legal Değil" olarak nitelendirileceği aşikar.

Kesin olmamakla birlikte konu hakkında önerilerim şöyle olabilir:

  1. Bir yayın kategoriniz olsun (teknoloji, internet, yemek, moda vb gibi) ama unutmayın bir tümü değil.
  2. Bu yayın kategorinize uygun tanıtım yazılarını kabuledin.
  3. Head metodu ile ya da scriptinize göre rel="nofollow" özelliği ile linkleri varsayılan olarak alın.
  4. Başlık, ağırlıklı anahtar kelime ve site içerik kategorinizin örtüşmesine özen gösterin.
  5. Tabi en önemlisi içerikler doyurucu bilgilerden oluşsun. Unutmayın otomatikten ziyade şikayet formları da aktif ve ilk şikayet alacak siteler konuk yazarlık ya da tanıtım yazıları yayınlayan siteler olacaktır. Rekabet halinde iseniz mutlaka bu formlar er ya da geç kullanılacaktır.

Mobil sorgular yüzde 57 her cihaz için farklı sıralamlar mevcut

Google mobil sorguların PC sorgularını aştığını duyuralı tam iki yıl olmuş. Zaman hızlı geçiyor ve teknoloji hızlı ilerliyor. Yakın zamanda Google ya da Bing gibi arama motorlarının yapmış oldukları araştırmalar olmasa da BrightEdge in yapmış olduğu araştırma %57 olarak sorgu dağılımının mobilde olduğunu vermiş. Araştırmayı okurken ilgimi çeken noktalar oldu ve bunları blogumda paylaşmak istedim.
Araştırma ilk 20 sıra için gerçekleştirilirken mobil ve pc için %79 mobil sorguların sıralamalarının farklı etkenlere göre değişiklik gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu etkenler sizin de aklınıza gelebileceği gibi. Cihazın dili, konumu, sorgulama türüne göre sonuca olan yakınlık gibi etkiler mevcut.

Sonuç olarak mobil ve pc için ayrı ayrı düzenlemeler SEO çalışmaları artık zorunlu ve son kullanıcının kullandığı mobil cihaza öre hedef kitlenize hedeflemelerle çalışmalar yapmanız gerekiyor. Araştırmanın sonunda çok güzel bir cümle ile tamamlamışlar bunu da sizinle paylaşmak isterim.
Markalar her iki cihaz kanalını da izlemiyor ve optimize etmiyorlarsa, onları etkileyen fırsatları ve tehditleri yanlış anlarlar!

*Araştırmaya ilişkin çok daha geniş bir döümana BURADAN ulaşabilirsiniz.

UI ve UX nedir

Detaylara geçmeden önce kısaca özetlemek gerekirse UI arayüz tasarımıdır yani web uygulamanızda yer alacak bileşenlerin konumu, ebatları, renkleri vb özelliklerinin tümüdür. Yine kısaca UX ise kullanıcı deneyimi olarak özetlenebilir. Yani web uygulamasının son kullanıcıya vereceği hizmeti kolay anlaşılır ve pratik bir şekilde yerine getirmesini hedefler.

UI Nedir?

Kısaca bahsetmek gerekirse; UI, aslında arayüz tasarımıdır. Televizyon kumandasının üstündeki tuşlar, bir arayüz tasarımı örneğidir. Tuşların yerleri, büyüklüğü, renkleri tasarımcının verdiği kararlar sonucu uygulanır. Arayüz tasarımının internet sitelerindeki karşılığı ise butonlar, grid yapısı, mizanpaj, renkler, boşluklar gibi tüm grafik elemanlardan oluşan görsel tasarımdır. Zamanla internet sitelerindeki interaksiyon arttıkça, önceleri çok da önemsenmeyen arayüz tasarımı da gittikçe önemli bir hal aldı. Kullanıcıların sitede rahatça dolaşmaları ve hatta kalmalarını sağlamak için basit ve kullanılabilir bir arayüz artık şart. Kullanıcılar bir sitede dolaşmaya veya terk etmeye saniyeler içerisinde karar veriyorlar. Yoğun uğraşlarla sitenize yönlendirdiğiniz kullanıcıları sitenizde tutamadığınız zaman da maalesef tüm uğraşlarınız boşa gidiyor.

UX Nedir?

UX ise tamamen farklı bir hikayedir. O kadar ki, UX tasarımcısının tasarım kökenli olmasına bile gerek yoktur. Çünkü UX nasıl göründüğünden çok nasıl hissettirdiğiyle ilgilidir. UX’in amacı yapmak istediğiniz işlemi size basit, sorunsuz ve kolay bir şekilde yaptırmak, yani iyi bir deneyim yaşatmaktır. Bu işi yaparken grafik tasarım önemli bir elemandır ama tek eleman değildir. UX tasarımcısı farklı alanlar hakkında bilgi sahibi olmalı ve bu bilgileri kordine biçimde kulanmalıdır. Bilgi mimarisi, etkileşim tasarımı, kullanıcı testleri, kullanılabilirlilik ve içerik statejisi bunların başlıcalarıdır. Bunların yanı sıra psikoloji, antropoloji ve sosyoloji gibi alanlarda bilgi sahibi olmak da UX tasarımcısı için büyük artıdır. UX’in fazlaca kapsamlı ve geniş bir alan olmasının sebebi de budur. UX tasarımcısı kullanıcının sadece sitedeki deneyimini değil, bir ürün satıyorsanız o ürünün kapıya teslimine kadar birçok şeyi düşünerek çalışmak zorundadır. Nihayetinde bunların hepsi deneyimin bir parçasıdır.

UI ve UX bütünlüğü?

UI ve UX in bütünlüğü demek kısaca tasarım ve tecrübenin bütünlüğü anlamına gelmektedir ve birbirini destekler nitelikte olmaması yani bütünlüğün bozulması demek web uygulamanızın başarısını önemli ölçüde geriletir.

Bizler millet olarak genellikle her alanda aceleci ve en iyisini isteyen insanlarız ve bu durumda projelerin daha başladığı anda 1-0 yenik olarak yola çıkmasına neden olmaktadır. Yani UI çalışması (tasarım) esnasında sabırsızlıkla bekleyen proje yatırımcısı tasarım çalışması sonunda genellikle direk olarak projeyi yayına açmakta ve UX i ya hiç dikkate almamakta ya da tasarımcının insafına bırakmaktadır ki olabilecek en kötü tercih budur. Bir çok kaliteli girişimde "Beta" süreci adında sunulan süreç bu bütünlüğü sağlamak adına uygulanmaktadır. Bu süreçte bir gurup son kullanıcı kitlesi projenizi kullanırken aynı zamanda test etmektedirler ve bu süreçte büyük bir dikkatle işlem haretleri izlenerek UI eksiklikleri ve UI ile UX bütünlüğü sağlanır.

Bu alanda 25 Mayıs 2014 tarihli "Seo - Tasarım ın Kaçınılmaz Bütünlüğü" isimli makalemde değinmiştim ancak daha detaylı ve terimlere yönelik bu makaleyi de diğerini destekler nitelikte eklemenin uygun olacağını düşündüm. Eski makalemi de okumak isteyenler bağlantıdan ulaşabilirler.

Blogger Twitter Eklentisi

Twitter facebook eklentisi bu aralar blogumda kullandığım eklenti sıkça sorulduğu için paylaştığım bir eklenti. Eklenti Facebook sayfa eklentisi ile uyumlu olması için kendi hazırladığım bir eklenti. Basitçe ziyaretçilerinizin twitter hesabınızı takip etmelerini ve takipçi sayınızı görmelerini sağlar. Kuruluma geçmeden önce ekran görüntüsünü ekleyeyim:
Kurulumu oldukça kolay adımları takip ederek kolayca tamamlayabilirsiniz;

1. Blog yönetim panelinizde tamalar kısmına girin ve HTMLyi Düznle butonuna tıklayın.
2. Açılan kod sayfasında CTRL+F yaparak style type='text/css' aratın ve satırın sonunda yer alan > işaretinden sonra ENTER yaparak bir satırlık yer açın. Bu boş satıra aşağıda verdiğim css kodlarının tamamını kopyalayarak yapıştırın. Kodlarda 10. satıda yer alan resim URL sini silerek kendi arka plan resminizi ekleyebilirsiniz.

CSS Kodları:


3. Bu adımdan sonra sıra geldi widgeti eklemeye. Bunun için aşağıda verdiğim HTML kodlarında bazı düznlemeler yapmanız gerekiyor. İlk olarak 9. satırda yer alan
https://twitter.com/beytullahgunes
bağlantısını kendi twitter linkiniz ile değiştirin. Ardından yine aynı 9. satırda yer alan
@beytullahgunes kısmını da kendi twitter isminiz ile değiştirin.

4. Ardından görünen isim ayarları için 12. satıda yer alan 

Beytullah Güneş ismini kendi isminiz ile değiştirin. İsim bağlantınız için yine aynı 12. satıda yer alan

https://twitter.com/beytullahgunes linkini kendi twitter linkiniz ile değiştirmeniz gerekiyor.
5. Avatar resim düzenlemeleri 13. satırda burada yer alan 
Beytullah Güneş kısmını kendi twitter isminiz ile değiştirin. aynı satıda ismin hemen yanında yer alan src= kımını göreceksiniz bu sizin avatar reminizin yer alacağı kısımdır. (") işareti ile başlayım yine (") işareti ile biten resim linkini silerek tırnaklar içine kendi avarar linkinizi ekleyebilirsiniz. 
6. Son olarak 17. satırda yerlan 
https://twitter.com/beytullahgunes linkini kendi twitter linkiniz ile değiştirmeniz gerekiyor. Yine aynı satıda
Beytullah Güneş ismini kendi isminiz ile değiştirin.

HTML Kodları:

Anlatım biraz uzun olsada uygulama oldukça kolay. Detaylı olmasını istediğim için bu şekilde uzadı sanırım. Umarım işinize yarar iyi günlerde kullanın.

Ücretsiz Whois sorgulama scripti

Uzunca bir süredir scriptler kategorisinde içerik paylaşmamışken geçtiğimiz günlerde sorulan bir scripti paylaşmak istedim. Genellikle sitelerini çeşitli araçlar ile son kullanıcının çok daha fazla zamanını geçirmesini isteyen site sahipleri bu gibi araçları sıkça tercih etmekteler.

Script tek sayfadan oluşmakta. Sayfa sonunda HTML kodlarını veriyorum dileyenler indire de bilirler. Pek karmaşık değil. whois.html gibi kolaylıkla çalıştırabilirsiniz.

Örnek Ekran Görintüsü:
Kodlar:

Mozilla Thunderbird Outlook a alternatif mail programı

Geçtiğimiz günlerde sitemin alt yapısını blogger e taşıdım ve haliyle web mail sıkıntısı doğdu. Bunun için mail dns lerini yandex kurumsal üzerinden çalıştırmaya başladım ve Outlook ile aramız bu noktada açıldı. Yandex kurumsal mail hizmeti çok güzel ücretsiz bir hizmet ancak bu hizmeti kullananlar iyi bilirler ki Outlook ayarlarınız için bir gün ayırıp 2 gün çalışması ardından yeni mailleri çekememe gibi sorunlar çıkmaya başlıyor.

Bu noktada alternarif bir mail programı ararken Thunderbird önerilerine rastladım ve denemek istedim. O andan sonra vazgeçilmez programlarım arasında yerini aldı. Kıyaslama kısmına geçmeden önce ihtiyacı olan arkadaşlar BURADAN programı ücretsiz olarak edinebilirler. Fazla uzatmadan bir kıyaslama yapmak gerekirse;

  • Outlook ücretli bir yazılım iken Thunderbird tamamen ücretsiz bir yazılım.
  • Webmailler için Outlook da el ile düzenleme yapmanız gerekirken Thunderbird mail mx ayarlarınızı sorunsuz olarak çekebiliyor. Öyleki  web hostunuz ile web mail hostunuz farklı sunucularda olsa bile.
  • Outlook yıllardan beri güvenilir bir yazılım olarak ağırlıklı olarak kurumsal alanlarda kullanılmakta. Bu da onu pek güvenilir yapmamakta yani ilk hedef konumuna koymakta.

Aklıma gelenler bu kadar. Haklı ya da haksız görenler olabilir veya eklemeler yapmak isteyenler olabilir. Yorumlarınız ile katkılarınızı eksik etmeyin.
Önceki Kayıtlar →

Yazılım

Google